Avrupa Konseyi – TİHEK

AVRUPA KONSEYİ

1949 yılında kurulan Avrupa Konseyi, bugün 47 devletten oluşmaktadır. Söz konusu devletlerin 28 i aynı zamanda Avrupa Birliği üyesidir. Avrupa Konseyi’ne üye olabilmek için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ilgili devletlerce imzalanması şartı aranmaktadır.

Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin 1. maddesine göre, “Avrupa Konseyi’nin amacı, ortak mirasları olan ülkü ve ilkeleri korumak ve gerçekleştirmek ve ekonomik ve sosyal ilerlemelerini kolaylaştırmak üzere üyeleri arasında daha güçlü bir birliğe ulaşmaktır.”

Konsey, dört yıllığına seçilmiş Genel Sekreter öncülüğünde faaliyetlerini sürdürmektedir. Hâlihazırda, Norveç’in Başbakanı ve Dışişleri Bakanı olan Thorbjorn Jagland Konsey’in Genel Sekreteri olarak görev yapmaktadır.

Avrupa Konseyi’nin merkezi Fransa, Strazburg’ta olup bünyesinde 2,200 personel bulunmaktadır.

Konsey, 1950 yılında AİHS’i kabul etmiştir. Sözleşme, Avrupa ülkelerindeki vatandaşları, insan hakları ihlallerine karşı korumaktadır.

AİHS, medeni ve siyasi hakları içermekte olup, 3 kısımdan oluşmaktadır:

İlk kısım, ifade özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, din ve inanç özgürlüğü, serbest seçim hakkı ve adil yargılanma hakkı gibi temel medeni ve siyasi haklardan oluşmaktadır.

İkinci kısım, imzacı Devletlerce, belli koşullarda insan haklarının sınırlandırılabileceği hususunu ele almaktadır. Örneğin, Devletler bir suçun önlenmesi ya da diğer kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması adına milli güvenliğin sağlanması için insan haklarını sınırlandırabilirler.

Üçüncü ve son kısımda ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’(AİHM) nin başvuru prosedürü açıklanmaktadır

Bununla birlikte, AİHS’yle ilgili, Sözleşme’nin kapsamını genişleten, yeni denetim yolları öngören 14 protokol yayımlanmıştır. Protokoller Sözleşmelerin tamamlayıcısı niteliğindedir.

Konsey bünyesinde imzalanan diğer önemli insan hakları belgeleri arasında ise Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa İşkencenin ve İnsanlıkdışı veya Onurkırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Sözleşmesi, Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi, Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi sayılabilir.

Bu süreçte, 1948 tarihli BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ilham kaynağı olmuştur Tıpkı BM sisteminde olduğunu gibi Avrupa Konseyi Sözleşmelerinin de, özellikle AİHS’nin, protokollerle güçlendirildiği, güncellendiği ve çeşitli izleme mekanizmaları oluşturulduğu görülmektedir.

Bu çerçevede, insan hakları alanında Avrupa Konseyi bünyesinde bir taraftan Konsey organları düzeyinde taraftan da Sözleşmelerle getirilmiş koruma ve güçlendirme mekanizmaları bulunmaktadır.

Bu koruma ve denetim mekanizmalarına verilebilecek örnekler AİHM, İnsan Hakları Komisyonerliği, Bakanlar Komitesi, Parlamenterler Meclisi, Avrupa İşkencenin ve İnsanlıkdışı veya Onurkırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT),Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonları, Avrupa Sosyal Haklar Komitesi, Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) olarak sıralanabilir

İnsan haklarının korunması anlamında Konsey bünyesindeki temel mekanizma olan AİHM, 1959 yılında kurulmuştur. Üye devletlerin vatandaşları, ilgili devletin AİHS’i ihlal ettiği gerekçesi ile söz konusu Mahkemeye başvuruda bulunabilirler. Mahkeme her üye devletten bir yargıç olmak üzere toplam 47 yargıçtan oluşmaktadır.

AİHM, AİHS ile öngörülmüş devlet ve bireysel başvurulara dayalı, tam yargısal bir denetim mekanizmasıdır. Mahkeme yargısal nitelikte ve tam zamanlı çalışmaktadır ve aldığı kararla devletler açısından bağlayıcı olduğundan dünyada en çok başvuru yapılan bireysel şikayet mekanizması olma özelliğini haizdir.

Mahkeme kararları bağlayıcı olmakla birlikte nasıl yerine getirileceği konusunda devletlerin takdir yetkisi bulunmaktadır.

Öte yandan Sözleşme denetim mekanizmasını güçlendirme amacını taşıyan 14 No’lu Ek Protokol de Konseyin ana organlarından olan Bakanlar Komitesinin Mahkeme kararlarının uygulanmasını denetleme konusundaki yetkilerini güçlendirmiştir. Bu yetkilerden en önemlisi belki de karara uymayan bir devlete ihtar çekme ve tekrar Mahkemeye başvurmak ve ilgili devlete karşı alınacak önlemleri belirlemektir.

Diğer bir önemli mekanizma ise İnsan Hakları Komisyonerliğidir. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine benzer yapıya sahip bu birim Bakanlar Komitesince 1999 yılında kurulmuştur. Kararda Komisyonerlik, insan hakları konusunda duyarlılık ve farkındalık yaratmak amacını taşıyan tarafsız, bağımsız ve yargı dışı bir kurum olarak tanımlanmıştır. Bu anlamda birimin sözleşme içi denetim mekanizmalarından farklı olarak, bireysel başvuruları incelemesi ve sözleşmelerle düzenlenen konularda çalışma yapması söz konusu değildir.

Komsiyonerliğin temel işlevi üye devletlerdeki ulusal insan hakları uygulamalarını izlemek, devletlere insan hakları konusunda farkındalık yaratma ve hakların ulusal düzeyde korunması ve güçlendirilmesi anlamında destek sunmak, işbirliği çalışmaları yürütmektir. Komisyonerlik ayrıca, yetkileri dahilinde üye devletlerde tespit ettiği yasal-pratik sorunların giderilmesi için çalışma yürütebilmekte, kendi isteğiyle Bakanlar Komitesi ya da Parlamenterler Meclisine bu konuda rapor sunabilmektedir. Ayrıca Komite ve Meclise yıllık rapor sunmaktadır.

Komisyonerliğin işbirliği çalışmalarının temel amaçlarından birisi de AİHS koruma sistemine destek vermektir ki Ek 14 No’lu Protokol ile bu işlevi güçlendirilmiş, AİHM davalarına üçüncü taraf olarak katılma ve Mahkemeye bilgi sunma yetki ve görevi tanınmıştır.

Komisyonerlik dışında Bakanlar Komitesi ve Parlamenterler Meclisi bünyesinde farklı temalarda çalışan ve temel faaliyeti politika üretme (üye ülkelerdeki toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki gelişmeleri izlemek, çok taraflı toplantılar düzenlemek, bağlı bulundukları organa rapor sunmak vb.) olan Komiteler bulunmaktadır. Komite bünyesindeki Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi ve Parlamenter Meclisi bünyesindeki Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Alt Komitesi buna örnek gösterilebilir.

Close